12 Temmuz 2016 Salı

Tozlu Rüyalar Kitapçısı | Kitap Yorumu

Tozlu Rüyalar Kitapçısı asıl ismiyle The Bookseller, Kitty adındaki orta yaşlı bir kadının hayal dünyası ve gerçek dünyayı birbirine karıştırmasını konu alıyor. Kitty en iyi dostu Frieda ile birlikte bir kitapçı işletmektedir.


Oldukça sıradan bir hayatı olan Kitty geceleri farklı bir dünyada yaşamaktadır. Rüyalardaki hayatında evli, 3 çocuk annesidir ve ailesi ölmüştür. Fakat zaman geçtikçe rüyadaki hayatı da oldukça gerçekçi gelmeye başlar. Hangisi rüya hangisi gerçek diye düşünürken Kitty ile farklı bir yolculuğa çıkıyoruz.

Tahmin edebileceğiniz gibi Kitty'nin psikolojik sorunları üzerinde duruluyor. Bu tarz bir kitap daha önce okumadım diyebilirim-şizofreniye yönelik- Ama gözünüzü korkutmasın, ağır bir şekilde işlenmemiş. Bunun dışında kitabın romantik yönü de ağır basıyor. Fakat itici bir romantizm yok. Kitty'nin rüyalardaki hayatındaki eşi onu çok seviyor. Kitapçı dükkanını işlettiği hayatındaysa oldukça yalnız ve genelde rüyasında gördüğü, gezdiği yerleri arayıp bulmaya çalışıyor. Kitabın dili de oldukça sade. Boş zamanınızda kafanızı dağıtmak için okuyabilirsiniz. Kitabın içinde kitap önerileri de var. Özellikle Cynthia'nın Ray Bradbury kitaplarını sevdiğini düşünüyorum : )

Puanım:


3 Temmuz 2016 Pazar

Bilimin Öncüleri | Kitap Yorumu


Yaklaşık 2 yıl önce Bilim Tarihi dersi kapsamında,  bir hocam Bilimin Öncüleri kitabını ek okuma kitaplarından biri olarak önermişti. O zamanlar atlaya zıplaya, sadece belirli bilim insanlarını seçerek okumuştum. Şimdi oturup baştan sona okudum. Dikkatimi çeken birkaç şey oldu. Birincisi bilim insanlarının çoğu bitmek bilmeyen bir öğrenme ve anlama ihtiyacı duyuyorlar. İkincisi çoğu başarısını zekaya değil, istikrarlı çalışmaya bağlıyor. Üçüncüsü birkaç kişi hariç çoğu mütevazı insanlar.Dördüncüsü bir çoğunun maddi durumu iyi, zengin ailelere mensuplar. Ve burada tek bir kadın var: Marie Curie.

Bizim milliyetimizden hiç kimseye de rastlamadım. Milliyetçi biri değilim ama birçok ülkeden insan varken bir tane bile Türk'ün olmayışı bilime verdiğimiz önemi gözler önüne sermiyor mu ? Neyse ki şimdi Aziz Sancar var. Fakat keşke Aziz Sancar gibi bilim insanlarına ülkemizde gereken eğitimi verebilsek.


Özelde biyoloji tarihi ile ilgili kitapta geçen iki kişiden de bahsetmek istiyorum. Birincisi Darwin. Darwin ilk başlarda oldukça alaya alınan bir bilim insanı. İkincisi Mendel. Darwin'e göre daha da şanssız bence. Çünkü Darwin öyle ya da böyle ortaya koydukları bazı çevrelerce onaylanmış ve yaşamında bu başarı arzusunu tatmış biri. Ama Mendel defalarca denediği üniversiteye giremeyen ve sonunda bir kilise bahçesinde çalışmalarını yapan ama sonucunun onaylandığını ya da nasıl büyük bir çığır açtığını hiçbir zaman öğrenemeyen biri. 

Sonuç olarak Bilimin Öncüleri'ni bilim tarihi, bilimdeki önemli bilim insanları ve onların buluşları hakkında bilgi edinmek isteyenlere önerebilirim.

Puanım:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...