4 Eylül 2016 Pazar

Ağustos(2016)'un Ardından

Herkese merhaba ! Ağustos ayında okuduğum kitaplar ve kısa kısa kitaplar hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım. En son Mart ayı için bu tarz bir yazı yazmışım. Bunu daha çok yapmalıyım. Neyse koltuklarınıza sıkı tutunun, hazırsanız başlıyoruz.

Ağustos ayında okuduğum ilk kitap aslında Temmuz'da başladığım 
Muhteşem Gatsby

Bu kitabın yorumu tam şurada 
Benim için 4/5'lik bir kitap.

Kadının Adı Yok 
bir diğer kitap.

Bu kitap hakkında düşüncelerim çok dağınık ve karmaşık. Feminizme karşı tutumum da aynı şekilde.  Sanki olmayacak bir şeyin peşinde koşuyormuşuz gibi, sanki Duygu Asena boşa kürek çekmiş gibi. Benim feminizm anlayışım da Duygu Asena'dan farklı. O daha iyi durumdaki kadınlardan bahsetmiş. Yani en azından isterlerse eğitim alma imkanına sahip kadınlar, bunların cinsel özgürlükleri vs. Benim peşinde koştuğum konular daha farklı. Hala okula gidemeyen bir sürü kız çocuğu var. Durumu olmayanlar, şiddet görenler, aile içi şiddet, ekonomik özgürlüğü olmadığı için şiddete boyun eğenler, toplum baskısından dolayı boşanamayanlar. Ama Asena'ya katıldığım bir nokta var.  Onun da düşündüğü gibi evlilik kadını köle yapıyor sanki. Çok kültürlü kadınlar görüyorum, iyi işlerde çalışıyorlar. Ama eve gittikleri zaman ev işlerini de onlar yapıyorlar. Zorunda olduklarından değil, imkanları bir çalışan tutmaya yeterli ama. Eşlerine yemek hazırlamayı, çocuklarına pasta yapmayı seviyorlar. Sanki bu işler üstlerine yapışmış gibi. İmkanı olmayanları da tanıdım. Eşi hiçbir işe yardım etmeyip kadını hizmetçi gibi görüyormuş. Eşinden ev işleri konusunda yardım istediğinde çalışma o zaman evde otur muhabbeti gündeme geliyormuş. Konu çok fazla uzuyor burada bir virgül koyayım, 
Benim için 3/5'lik bir kitap.

Mutlu Aşk Yoktur

Louis Aragon isimli Fransız şairin şiir kitabı. Bu kitabı tesadüfen buldum ama gerçekten beğendim. İçinde anlamlı şiirler var. 
Puanım 4/5

The Egg

Andy Weir'in aynı isimli kısa hikayesi. 
Şuradan okuyabilirsiniz.
Puanım 2/5

Bir Noel Şarkısı

Charles Dickens'a karşı büyük bir hayranlık duyduğumu söyleyerek başlayacağım. Gerçekten devrinin ilerisinde bir insan olduğunu düşünüyorum. Onda sevdiğim farklı bir şey var, anlatamıyorum da :) İnsanlara yardım etmek, bencil olmamak gibi erdemler üzerinde duruyor. Bu kitap özellikle içimi huzurla doldurdu. Tekrar tekrar okuyabileceğim bir kitap.
5/5

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens

Bu kitaba başlama nedenim çok komik. Bir sınava hazırlanıyordum ve evrimle ilgili güncel bir şeyler öğrenmem gerekti, özellikle insanın evrimiyle ilgili. Ben de biyolojiyle ilgili sandım ve okumaya başladım (evet kapağına bile bakmadım). İlk başlarda gerçekten biyolojiyle ilgiliydi :) Sonradan olaylar tarih özellikle de politikaya döndü. Aslında bu kitap insanlık tarihini anlatıyor. İlk insanların ortaya çıkışı. Homo sapiens'in diğer insan türlerini katledişiyle başlıyor. Daha sonra işler zıvanadan çıkıyor tabii. Bildiğiniz küresel dünya propagandasına dönüyor. Tek bir dünya devleti. Hepimiz biriz, tüm dünya aynıyız. Bu evet, çok insancıl bir düşünce gibi görünüyor. Ama altında insanı köleleştirme fikrinin yattığını düşünüyorum ( zaten köleyiz de, daha büyük fiili bir kölelikten bahsediyorum). Düşüncelerimi abartı bulabilirsiniz size kalmış. Dikkat ederseniz fark edebilirsiniz. Mesela milliyetçi olmak bile sanki kötü bir şeymiş gibi lanse ediliyor. Halbuki ırkçılık ve milliyetçilik arasında kocaman bir çizgi var. Yazarın da Sapiens'te belirttiği gibi insanların böylesi büyük topluluklar halinde yaşamasını sağlayan şey fikir birliği. Aynı dinden, aynı milletten, aynı cemaatten, aynı sınıftan, aynı partiden olmak. Ve bu durumda herhangi bir topluluğa ait olmayan biri çok kolay bir şekilde dışlanacak, istediği şeyleri elde edemeyecektir. Bu kitap bir şekilde bana bir şeyler kattı. Uydurma bir dünyada yaşadığımız fikri ilk başta oldukça rahatsız hissettirse de bir süre sonra alıştım :)
Puanım 3/5


Yerdeniz Büyücüsü

Geç kalmışım. Bu kitabı okumak için bu yaşımı neden bekledim. Eminim daha küçükken daha büyük bir heyecanla, daha güzel duygularla okuyabilirdim. Bu kitabı beğendim ve devamını da okuyacağım, etraftaki kitapçılarda yok. Artık internet alışverişi ellerimden öper. 
Puanım 4/5

Okyanuslar Ötesine Yolculuk

Küçükken Gülten Dayıoğlu'nu çok severdim. Benim için çok bilgili, idol gibi biriydi. Şimdi bu kitabı okuduğumda çok farklı hissettim. Sanki dünyadaki insanların bir kısmından korkan(fakir olanlar), tiksinen bir kadın gördüm karşımda. Bilgileri de ansiklopedilerden aşırma gibiydi. Keşke okumasaydım, çocukluğumdaki gibi kalsaydı.
Puanım 3/5

Bu ay içinde okuduğum diğer kitaplar da şiir kitapları. Onları da şu yazımda paylaştım.

Siz Ağustos ayında neler okudunuz ?

4 yorum :

  1. Merhaba, harika bir post olmuş resmen BA-YIL-DIM! Bu zamana kadar sizi nasıl keşfetmemişim ben ya?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz. Beğenmenize sevindim :)

      Sil
  2. Öneriler için teşekkürler :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...