26 Mart 2017 Pazar

Kusursuzlar | Kitap Yorumu

Herkese merhabalar. Bugün feminist bir distopya olan Kusursuzlar hakkında konuşacağım. Kusursuzlar konusu itibariyle Damızlık Kızın Öyküsü'ne benzetiliyor. Henüz onu okumadım ama içeriğini az çok inceledim. Konular benzer görünüyor. Yazar birazcık esinlenmiş olabilir.


Yeni dünyada kadınlar tamamen erkekler için üretiliyor. Mükemmel olmak zorundalar, zaten ''mükemmel'' tasarlanıyorlar. Küçük kızlar sırf kendilerini seçecek erkekler için yaşıyorlar, sürekli aç gezmek ve zayıf olmak zorundalar. Bu kadınların adları küçük harfle başlıyor, seri numaraları bile var. Daha ne olsun yahu.  

Bu kızların aileleri yok, bir okulda büyüyorlar. Ergenlik çağındalar, birbirlerini o kadar çok dışlıyorlar ki. Senin gözünün üstünde kaşın var ama kaşın çok biraz al, senin kaşın mükemmel boyutta değil, yahu senin kaşın bile yok sus konuşma. Bu yazdığım farazi ama resmen bu tarz muhabbetler dönüyor aralarında. Kızlar her hafta erkekler tarafından oylanıyor vs. Cariye, eş ya da bakire olabiliyorlar. Bakireler erkekler için kadın yetiştirmekten sorumlu, cariyeler erkeklerin cinsel ihtiyaçlarını tatminden sorumlu, eşler de erkeklerin mutluluğundan sorumlu. Böyle bir dünya işte. 

Bu paragraf spoiler içerebilir.
Aslında feminist bir distopya olduğu için Darwin ile ilişkisinin nasıl sonlanacağını tahmin etmiştim. Bu kitap süslü bir aşk hikayesi değil. Bu kitabın çarpıcı ve rahatsız edici olması gerekiyordu ki bir şeylere dikkat çekebilsin. Ben Darwin'in davranışlarını çok anlamsız buldum. Bana göre Freida'nın -öyle bir dünyaya göre- davranışlarının tutarsız olması normaldi. Çünkü kadın olarak varla yok arasında bir yerde, tabii buna var olmak denirse. Sadece beklentilere göre yapması gerekenleri yapmaya çalışıyor, ama kendi kişiliği çok farklı. O yüzden kapana kısılmış bir karakter Freida.

Günümüzle ilişkilendirdiğim yanları çok. Makyajın tek tipleştirdiği kadınlar... Makyajı kötülemiyorum, o bir tercih ve ''tercih'' olarak kalmalı. Tek tipleşmemeliyiz ki ben moda adı altında, aynı makyajı yaparak tek tipleştiğimizi düşünüyorum. Etrafta kadınların çoğu sarı saçlı, beyaz tenli. Neden çünkü bu bir güzellik algısı. Neyse daha fazla uzatmayacağım, bu kitapta üzerine düşünecek şeyler var, isteyen istediği kadarını düşünsün. Hoşça kalın :-)

Puanım:

2 yorum :

  1. Ben kitabı hiç sevmeyen hatta anlamayan taraftayım. :D Yazarın hangi görüşleri savunduğunu zaman zaman hiç anlamadım desem eksik olmaz. Güzellik algısı konusunda doğru noktalara değinse de iyi bir sonuca bağlayamadı bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonuca bağlama konusunda aynı fikirdeyim. Sanki anlatıp anlatıp bıraktı yazar :-)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...